Miras Hukukunda El Yazılı Vasiyetnamelerin Analizi

26.01.2026 - Pazartesi 17:03

Miras bırakan kişinin kendi el yazısıyla kaleme aldığı vasiyetnameler, Türk Medenî Kanunu'na göre geçerli olan ancak üzerinde en çok sahtecilik iddiası öne sürülen belgelerdir. Vefat eden kişinin gerçek iradesini yansıtıp yansıtmadığına dair şüpheler, mirasçılar arasında uzun süren davalara neden olur. Bu tür durumlarda, vasiyetnamedeki yazıların ve imzanın vefat edene ait olup olmadığının tespiti için bir imza inceleme uzmanı tarafından hassas bir inceleme yapılması zorunludur. İmzanın atıldığı sıradaki el titremeleri, hastalıkların etkisi veya yaşlılığın getirdiği karakteristik değişimler, sahte bir imza ile gerçek ama deforme olmuş bir imza arasındaki farkı belirlemek için kullanılır.

Yazı analizinde ise, vasiyetnamenin başından sonuna kadar aynı hız ve akıcılıkta yazılıp yazılmadığı kontrol edilir. Bir grafoloji uzmanı, metin içerisindeki harf bağlantılarını, kelimelerin satıra olan eğimini ve noktalama işaretlerinin kullanım biçimini detaylıca inceler. Vasiyetnameler genellikle duygusal yoğunluğun olduğu anlarda yazıldığı için, yazanın ruh halinin kağıda yansıyan emareleri de değerlendirilebilir. Eğer vasiyetname bir başkası tarafından dikte edilmiş veya taklit edilmişse, bu durum uzman analiziyle kesin olarak saptanır. Yazıdaki doğal olmayan duraksamalar ve harf formlarındaki tutarsızlıklar, taklit girişiminin en belirgin kanıtlarıdır.

Miras davalarında teknik raporların önemi, mülkiyetin doğru kişilere geçmesini sağlamaktır. Uzmanlar tarafından sunulan bilimsel görüşler, ailenin ve miras bırakanın iradesini koruma altına alır. Sahte belgelerle hak iddia edenlerin oyunlarını bozan bu teknik incelemeler, adaletin tecellisine doğrudan katkı sağlar. Sonuç olarak, vasiyetnamelerin sıhhati konusunda profesyonel bir kurumdan veya uzmandan destek almak, mirasçılar arasındaki adaleti tesis etmenin ve hukuki belirsizlikleri gidermenin en güvenli yoludur.